Dünya tarımı nereye gidiyor?

Image

Şubat ayı kış mevsiminin son demlerini temsil etse de kendine has soğuk havasıyla ortalığı buz kestiren bir ay. Tabii yılın en kısa ayı olması ve sonrasında bahar aylarının kapımızı çalacağını bilmemiz içimizi ısıtıyor. Ancak dünya tarımından gelen haberler, üreticisinden tüketicisine herkesi çok yakından ilgilendiren gerilimler bu sıcaklığı hızlıca düşürüyor. Şöyle bir etrafımıza bakalım; son birkaç yıldır dünya tarım ticaretinde tanık olduğu - muz “krizler” aslında büyük bir kırılmanın habercisiydi. Serbest ticaretin o pembe rüyası yerini, her ülkenin kendi bahçesine yüksek duvarlar ördüğü bir “korumacılık” çağına bıraktı. Bundan 10 yıl önce verimlilik ana gündemken şimdi “güvenlik” ve “stok” daha ön planda. Elbette dünyanın içinde olduğu ekolojik durum da bunu tetikliyor olabilir. Fakat şu da bir gerçek; ülkeler artık sadece kendi halkını doyurmanın peşinde değil, aynı zamanda tarımsal gücü bir baskı unsuru olarak kullanmanın derdinde.

Peki, bu korumacılık politikaları kimi, nasıl etkiliyor? Bu sorunun cevabı maalesef çok adil değil. Dev ekonomiler kendi üreticisini devasa sübvansiyonlarla koruma altına alırken, gelişmekte olan veya dışa bağımlı ülkeler yaşanan gerilimlerin en ön cephesinde, korumasız bir şekilde kalıyor. Gıda milliyet - çiliği olarak da adlandırılan bu akım, Hindistan’ın pirinç ihracatını durdurmasından Rusya’nın tahıl koridoru hamlelerine kadar her alanda karşımıza çıkıyor. Sonuç ise küresel gıda fiyatlarında öngörü - lemez dalgalanmalar ve tabağımıza ulaşan gıdanın siyasi bir rehineye dönüşmesi.

Bugün dünya, mermilerin değil, tohumun, gübrenin ve lojistik hatların “silah” olarak kullanıldığı çok daha sinsi bir gerilimin ortasında. Tarım artık sadece bir üretim biçimi değil; ulusların birbirine karşı kullandığı en stratejik koz, en keskin diplomatik enstrüman hâline geldi. Bu gerilim de İkinci Dünya Savaşı’nın sonrasında başlayan ve 90’lı yıllarında başına kadar devam eden Soğuk Savaş dönemini hatırlatıyor. ABD ve Çin hattında tarım odaklı yaşanan sert restleşmeler ve yaptırımlar aslında dünya - nın birçok bölgesine sirayet etmiş durumda. Öyle ki dünya tarım ticaretinde ipler koptu kopacak gibi duruyor. Buradan hareketle, bu sayımızda sofralarımızdaki ekmeğin, pazardaki domatesin hikayesini değiştiren bir konuyu kapağımıza taşıyoruz. Bu ay tarlasera ’da Kapak Konusu tarımda soğuk savaş.

Bu sayımızda derinlemesine incelediğimiz bir diğer kritik konu ise Avrupa’nın kalbinde yükselen traktör sesleri... Avrupa Birliği ile Güney Amerika ülkeleri (Mercosur) arasında imzalanan ticaret anlaşması, modern tarım tarihinin en büyük protesto dalgalarından birine neden oldu. Paris sokak - larında, Brüksel meydanlarında traktör deviren üreticiler şunu haykırıyor: Kağıt üzerinde “serbest ticaret” olarak parlatılan anlaşmalar, yerel üreticinin idam fermanı olabilir. Peki AB, Mercosur gibi devasa anlaşmalar imzalarken Türkiye için bu ne anlama geliyor? tarlasera olarak bu sayıda bu sorunun da peşine düştük.

Bir yanda tarım ticaretindeki gerilimler, bir yanda serbest ticaret anlaşmalarının yerel üretici üze - rinde yarattığı baskı... Sorulabilecek en haklı soru şu olabilir: Dünya tarımı nereye gidiyor? Görünen o ki daha dijital, daha teknolojik, daha verimli ama bir o kadar da daha “bencil” bir yöne doğru evriliyor. Bu sert iklimde ayakta kalmanın yolu ise bilgiden, bilimden, doğru teşhisten ve toprağa duyulacak saygıdan geçiyor.

Keyifli okumalar.

Image

Fırat Şit


EDİTÖRÜN NOT DEFTERİ

Image

Generation Growth

Generation Growth, Bronx'lu eğitimci Stephen Ritz'in ilham verici hikâyesini anlatan bir belgesel. Film, düşük gelirli bölgelerdeki okullarda kurulan kapalı alan bahçeleri sayesinde çocukların beslenme alışkanlıklarının, akademik başarılarının ve toplumsal bağlılıklarının nasıl kökten değiştiğini gözler önüne seriyor.

Bitkilerin Gizli Dünyası

Michael Largo tarafından kaleme alınan Bitkilerin Gizli Dünyası, bitkiler aleminin tarih boyunca insanlıkla olan ilginç ve bazen tehlikeli ilişkisini alfabetik bir düzenle sunuyor. Kitap; botanik dünyasındaki tuhaf efsaneleri, zehirli türleri ve bitkilerin medeniyeti nasıl şekillendirdiğini sürükleyici bir dille anlatıyor.

Tere

Keskin ve hafif acımsı tadıyla bilinen tere, hızlı büyüyen tek yıllık bir bitki. C vitamini, demir ve mineraller bakımından zengin olan bu yeşillik, hem taze salatalarda hem de geleneksel tıpta metabolizmayı hızlandırıcı ve iştah açıcı özellikleri nedeniyle oldukça tercih ediliyor.



YAZARLAR

BU SAYIDA


Image

Prof. Dr. Selim Çetiner

Bilim, kanıta dayalı sistematik bir yöntem olmaktan çıkarak; finans kapital ve postmodernizmin etkisiyle hız, görünürlük ve ticari çıkar odaklı bir yapıya evriliyor. [sayfa]

Image

Hasan Çelen

Tohumculuk Kanunu’nun 20. yılı, sadece yasal bir düzenlemenin değil, bir sektörün ve o sektöre emek verenlerin dönüşüm hikayesi anlamına geliyor. 52

Image

Dr. Bora Aslan

Tarım teknolojilerinin yükselen yıldızı kenar bilişim, veriyi kaynağında işleyerek bulut bağımlılığını ortadan kaldırıyor. Tarımın geleceğini yeniden inşa ediyor. 56